Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ‘Mevlid-i Nebi ve 1461 Hafız Toplu İcazet Merasimi’ne katıldı
Düzenlenen törene Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, eski Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Trabzon İl Müftüsü Selami Aydın, ilçe kaymakamları, belediye başkanları ve davetliler katıldı.
Burada bir konferans yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bugün dünyada 2 milyar Müslüman bulunduğunu kaydederek, “Sizin için en büyük nimet nelerdir diye soruyorum size. ‘Müslüman olmuş olmaktır’ olmalı. En büyük nimet bizim açımızdan Müslüman olmuş olmamız. Çünkü Kur’an bunu nimet olarak değerlendiriyor. Yeryüzünde ne kadar insana nasip oldu Müslüman olmak. Bugün 2 milyar, geçmişte milyarlarca insan Müslüman olarak yaşadı. Ama şu anda hala 6 milyar insan bu nimetten mahrum. Demek ki yeryüzünün dörtte biri bu nimete ulaşmış durumda. Değerli hafızlarımız, eşref-i ümmet olanlar hafız-ı Kur’an olur, hafız-ı Kur’an olanın hafızı, Kur’an olur, kim Kelamullah’ı ezber eylerse Allah için, hamisi Allah olur, o nail-ı kayra olur. Sizler de bu 2 milyar Müslüman içinde en şereflilersiniz. Ne sevinçli size. Yürüyen Kur’an olmak, yaşayan Kur’an olmak, Cenabı Allah son nefesinize kadar hafızlığınızı muhafaza etmeyi nasip eylesin. Siz Kur’an’ı korursanız, Kur’an da sizi korur, siz Kur’an’a göre yaşarsanız Kur’an da size sizden sonrasında dahi hizmet eder. Biz istiyoruz ki Diyanet İşleri Başkanlığımızda hafızlarımızla hizmet edelim. Bununla kalmayalım. İlahiyat fakültelerimizdeki öğrencilerimiz daha fazla hafızlarımızdan olsun. İlahiyat fakültelerinde ana bilim dallarında hoca olan hocalarımız hafızlarımızdan olsun. Hafız hadisçilerimiz, kelamcılarımız, hafız hocalarımız olsun” dedi.

“BİZ ORYANTALİST GİBİ BİR DİNLER TARİHÇİSİ DEĞİLİZ”
Konuşmasında “Biz oryantalist gibi bir dinler tarihçisi değiliz” diyen Erbaş, “Ben dinler zamanı hocasıyım. Kur’an-ı Kerim’de Yahudilikten, Hristiyanlıktan, öteki inançlardan, Tevrat’tan, İncil’den, Hazreti Meryem’den, Hazreti Musa’dan, Hazreti İsa’dan, 25 peygamberden bahseden yüzlerce ayet var. Hiç dinler zamanı Kur’an’dan bağımsız yapılabilir mi? Biz oryantalist gibi bir dinler tarihçisi değiliz. Felsefe hocalarımız da Kur’an’dan bağımsız bir felsefe yapamaz. Çünkü felsefenin bizim medeniyetimizdeki ismi hikmettir. 1920’li yıllara kadar İstanbul Darülfünunun Üniversitesi’nin ana bilim dallarından birisinin ismi ‘hikmet’ idi. Daha sonrasında hikmet kaldırıldı, yerine felsefe konuldu. İlmü’n Nefs kaldırıldı, psikoloji konuldu. Yani kavramlarımıza haiz çıkalım. Kendi kavramlarımızla konuşalım. Bizim Türkçemiz yeryüzünde en varlıklı dillerden birisidir. Arapça, Farsça kelimelerle zenginleşmiş görkemli bir hal almıştır bizim lisanımız. Bunun için sizden bir öteki dileğim oldukça okumanız. Hafızlığınızı öteki kitaplar okuyarak daha varlıklı hale getirmeniz. Her vakit söylüyoruz ya, tüm kitaplar Allah’ın kitabını daha iyi anlamamız için okunur. Eğer astronomi, jeoloji, yer bilimleri, gök bilimleri bunlar hakkında okuduğunuz kitapları, yazıları Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlayayım diye okursanız sizler yakarma etmiş olursunuz. Kur’an idrak etmek ve yaşamak için ezberlenir. Kur’an kurslarımıza koyduğumuz Kur’an’ı idrak etmek uygulamasını da bizim daha fazla teşvik etmemiz, daha fazla emek sarf etmemiz gerekiyor. Anlamadığımız takdirde o vakit Kur’an-ı Kerim’den oldukça fazla istifade edemeyiz. ‘Beşerin derdine derman olur fakat Kur’an, onsuz artık canavardan da beterdir insan’ diyor Mehmet Akif Ersoy. Biz Kur’an ile beşerin derdine derman olacağız. Beşer bizlerden bunu bekliyor. Yeryüzündeki bilgisizlik Kur’an ile aydınlanmayı bekliyor. Bizler aydınlatacağız Kur’an ile, peygamber varisleri. İşte bizler peygamberimizin varisleri olarak onun bıraktığı yerden bu davayı devam ettireceğiz. Efendimiz Arafat’ta veda hutbesinde bulunan şu asliyeti bize yaptı. ‘Size iki şeyi emanet bıraktım’ dedi. ‘Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın kitabı ve peygamberinin sünneti’ dedi. İşte bizler Allah’ın kitabına haiz çıkacağız, resulünün sünnetine haiz çıkacağız. Onu öğretmek, yaşamak yolunda ömrümüzü geçireceğiz. Son nefesimize kadar bunun için çalışacağız. Hafızlığınız kutsal olsun. Sizleri, hocalarınızı, ailelerini kutlama ediyorum” diye konuştu.
Milliyet
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.