30 Ağustos Zafer Bayramı önemi nedir? 30 Ağustos Zafer Bayramı tarihçesi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Büyük Taarruz’un 101. sene dönümü ülkemizde coşkuyla kutlanıyor. 30 Ağustos’un zamanı önemine dair çoğu detay araştırılmaya başlandı. Peki, 30 Ağustos Zafer Bayramı önemi nedir? 30 Ağustos Zafer Bayramı tarihçesi
Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da malum Büyük Taarruz’da Türk toprakları Yunan işgalinden Mustafa Kemal Atatürk komutanlığında kurtuldu. Atatürk ve tabanca dostlarının minnetle anıldığı Zafer Bayramı her sene 30 Ağustos’ta kutlanıyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı’na dair çoğu detay merak ediliyor.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI ÖNEMİ NEDİR?
1919 senesinde Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu’yu işgale başladı, ordusunun mühimmatı elinden alınan Türk milleti, zor durumda bırakılmaya çalışılıyordu.
Halide Edip Adıvar’ın “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitabında anlattığı işgal günlerinde, anlaşmazlık birliği İstanbul’a, Fransızlar Adana’ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon’a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu’nun güneybatısına yerleşti.
15 Mayıs 1919’da İtilaf devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir’e çıkarma yaptı.
Bu vaziyet karşısında Türk milleti, yıllardan beri gösterdiği “millet olma bilinci” içinde işgallere karşı kuvayımilliye hareketini başlattı. İki seçenek vardı, ya işgal güçlerine teslim olunacak ya da yıkılan yakılan bir ülke tekrar ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.
1920’de TBMM’nin açılması üstüne işgal güçleri bütün baskıcı politikalarını Atatürk ve tabanca arkadaşları üstüne yoğunlaştırdı, bilhassa Batı Cephesi’nde hareketlilik başladı. Yunan ordusu 1921’de Polatlı’ya kadar geldi. Polatlı’da dünyanın en uzun sürecek meydan muharebesinin hazırlıkları yapılıyordu.
Sakarya’da 22 gün 22 gece devam eden kanlı çarpışmaların sonrasında durdurulan hasım ordusunu tamamiyle yurttan atmak amacıyla bir sene kadar devam eden hazırlık döneminden sonrasında 26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz’u başlatan harekat emrini verdi.
Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi tedvir etmek suretiyle Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe’de yerini aldı.
Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe’yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi’nden düşmanı uzaklaştırdı.
Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasındaki 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5’inci Süvari Kolordusu, hasım gerilerindeki ulaştırma kollarına etkin taarruzlarda bulundu, 2’nci Ordu ise cephede belirleme görevini aksatmadan sürdürdü.
Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı bütün cephelerde tekrar taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8’inci Tümen tarafınca hasım işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos’ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5’inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.
29 Ağustos gecesi vaziyet değerlendirmesi yapan komutanlar, derhal harekete geçilip taarruzun hızlıca sonuçlandırılmasında aynı fikir oldu ve planın 30 Ağustos’ta aksamadan uygulanması için lüzumlu önlemler alındı.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu’nun Kurtuluş Savaşı’nda kazanılmış olduğu en mühim zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy’de birliklere saldırı emrini verdi.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun, 26 Ağustos’ta başlayan Meydan Muharebesi’nde Dumlupınar’da Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanısıra tamamiyle sarıp imha etmesiyle zafere ulaşıldı. Kızıltaş deresi bölgesinde aleni kalan alandan birtakım Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve çoğu Yunan komutanı kaçtı.
Büyük Zafer’in ertesi günü, 31 Ağustos’ta Zafertepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üstüne muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile vaziyet değerlendirmesi yaparak Yunanlıların tekrar müdafaa düzenine geçmesini önlemek ve onları yenik etmek için İzmir’e girme görüşünde birleşti.
Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül’de Dumlupınar’da, Batı Cephesi’ndeki bütün subay ve erlere okunmak suretiyle duyurduğu bildiride, şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi’nde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını, inanılmayacak kadar azca bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve elit ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş alanlarındaki başarı ve fedakarlıklarınızı yakından görüp izliyorum. Ulusumuzun size olan övgülerinin iletilmesine aracılık etme görevinin arkasını bırakmayacak, devamlı olarak yerine getireceğim. Ödüllendirme için Başkumandanlığa öneride bulunulmasını, Cephe Kumandanlığına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın, Anadolu’da daha diğer meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve her insanın akıl enerjisini ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün kuvvetiyle sürdürmesini istek ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
27 Ağustos’ta Afyonkarahisar, 30 Ağustos’ta Kütahya’nın kurtuluşunu 1 Eylül’de Gediz, 3 Eylül’de Emet ve Tavşanlı’nın kurtuluşları izledi, 9 Eylül’de İzmir’de Yunan Ordusunu denize döken Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.