Sezgin Tanrıkulu ne dedi? Sezgin Tanrıkulu TSK’ya yönelik ne söyledi? Sezgin Tanrıkulu’na neden soruşturma başlatıldı?
Sezgin Tanrıkulu ne dedi ve Sezgin Tanrıkulu Tsk‘ya yönelik ne dediği sık sık araştırılıyor. Sezgin Tanrıkulu’na niçin tahkîkat başlatılmış olduğu gündeme geliyor. Sezgin Tanrıkulu ne dedi? Sezgin Tanrıkulu Tsk‘ya yönelik ne söyledi? Sezgin Tanrıkulu’na niçin tahkîkat başlatıldı? Detaylar haberimizdedir…
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bir canlı yayında sarf etmiş olduğu “Türk Silahlı kuvvetleri, 15 köylüyü helikopterden attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bunu doğruladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı her şey eleştiriden azade değil, bizler milletvekiliyiz. Bunları sorgularız” açıklamalarına dair CHP’den de izahat geldi. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin Diyarbakır mebus Sezgin Tanrıkulu’nun “Türk Silahlı kuvvetleri, 15 köylüyü helikopterden attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bunu doğruladı” laflarına dair açıklamada bulundu. Öztrak, “Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu mevzu yetkili organlarımızda görüşülecektir.” dedi. Öte taraftan mevzuyla alakalı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tahkîkat başlattı.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, misafir olduğu canlı yayında Türk Silahlı Kuvvetleri ile alakalı skandal ifadeler kullandı. Açıklamalarında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de tartışılabileceğini belirten Tanrıkulu, “Türk Silahlı kuvvetleri, 15 köylüyü helikopterden attı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bunu doğruladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı her şey eleştiriden azade değil, bizler milletvekiliyiz. Bunları sorgularız. TSK üstünden bu tür şaibelerin kalkması amacıyla bunu sorarız” dedi.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile alakalı bir tv kanalındaki konuşmasından kaynaklı tahkîkat başlatılmış olduğu bildirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından meydana getirilen açıklamaya göre, Tanrıkulu ile alakalı dün TV100’de canlı yayına bağlantı kurarak yaptığı yorumlardan kaynaklı Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama” ve 216. maddesinde düzenlenen “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ya da Aşağılama” suçlarından tahkîkat açıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan meydana getirilen açıklamada, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca; Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu hakkında, 08/09/2023 tarihinde TV100 adlı kanalda gösterilen Özgür İfade Programının canlı yayınına telefonla bağlantı kurarak yaptığı yorumlarından kaynaklı 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesinde düzenlenmiş olan ‘Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama’ ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesinde düzenlenmiş olan ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ya da Aşağılama’ suçlarından tahkîkat başlatılmıştır.” denildi.
CHP’DEN AÇIKLAMA: YETKİLİ ORGANLARIMIZLA GÖRÜŞÜLECEKTİR
Konuya dair CHP’den de izahat geldi. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu mevzu yetkili organlarımızda görüşülecektir.”
TANRIKULU’NDAN HAKKINDAKİ SORUŞTURMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Öte taraftan Tanrıkulu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafınca ile alakalı tahkîkat başlatılmasına dair izahat yaptı. Sezgin Tanrıkulu açıklamasında şunları kaydetti:
“Ankara CBS hakkımda tahkîkat başlatıldığını kamuoyuna duyurmuş. İki husus var; birinci olarak AKP’nin kuruluşundan ilkin gerçekleşmiş ve insanlığa karşı kabahat olduğu AİHM kararlarıyla durağan(durgun) olan “Kürtlere karşı” bu ağır ihlalleri AKP milletvekillerinin ve yöneticilerinin kurumsal olarak linç kampanyası başlatmaları ve Devlette devamlılık esastır prensibi üstünden bunu sahiplenmeleri AKP’nin derin devletin yeni sahibi bulunduğunun bir kez daha itirafıdır. İkinci olarak; çetelerin, uyuşturucu kaçakçılarının, rantçıların peşine düşmesi ihtiyaç duyulan Ankara CBS’nın bir dinlence günü hakkımda tahkîkat başlatması ve kamuoyuna duyurması da göz ardı edilmemesi ihtiyaç duyulan bir uygulamadır.
“ŞU AN BENİ LİNÇ ETMEYE KALKAN ZİHNİYET, 10 YIL SONRA ROBOSKİ’DE KATLİAM OLDUĞUNU SÖYLEYENLERİ DE LİNÇLEYECEK”
Geçmişteki hakikatler, şimdiki siyasal pozisyonlarınıza göre eğilip bükülemez, değiştirilemez. Aşağıda AİHM’in Türkiye’yi mahkum etmiş olduğu iki davadaki kararlarından kısa alıntılar aktarıyorum. İlkinde Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı bir köyde 11 köylünün iyi mi kaybettirildiğine dair karar var. Devlet bu köylülerin helikopterle götürüldükten sonrasında kaybettirildiğini inkâr etmiş. Oysa kaybedilen 11 kişinin yakınları, akrabalarının helikoptere bindirildiğine tanıklar. Köylüler zorla kaybettirildi.
İkinci dava Şırnak’ın Kuşkonar ve Koçağıllı köylerinin savaş uçaklarıyla bombalanması ve 33 köylünün öldürülmesine dair AİHM kararı. Bunlar benim yargılarım değil, AİHM kararları. Şu an beni linç etmeye kalkan zihniyet, on sene sonrasında Roboski’de bir cinayet bulunduğunu söyleyenleri de linç edecek. Ama hakikatler siz linç ettiğinizde de ortadan kalkmaz.”

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.